Finike'yi Tanıyalım

Günümüzde "Teke Yarımadası" eski çağda ise Likya olarak adlandırılan bölgede kurulu ilçemiz tarihin, yeşilin ve mavinin buluştuğu bir şehirdir. Finike adı MÖ 5. yüzyılda bugünkü İskele Mahallesi çevresinde kurulan Phoinikos şehir yerleşiminden gelmektedir. Antalya’ya karayolu ile 110 km uzaklıktadır.

Akdeniz’in en temiz ve en iyi korunan koylarından biri olan Finike 30 km’lik sahil şeridi ile ülkemizin saklı köşelerinden birisidir. 30 km’lik sahili ince kum şeklindedir ve Caretta Caretta türü kaplumbağaların önemli yumurtlama alanlarındandır. Bu konuda doğal koruma önlemleri alınmış durumdadır. İlçemizin bir diğer güzelliği ise dağların denize dik uzanmasıyla oluşmuş eşsiz güzellikteki koylarıdır. Koyların temizliği , çakıllı yapısı ve deniz dibinin görünür olması ayrı bir ambians oluşturmaktadır. En önemli koylar Kadınlar Plajı, Andria Dorya (Radyafor Koyu), Gökliman ve Çağıllı koylarıdır. Denizimizin temizliği mavi bayraklı koylarımızla tescil edilmiştir. Finike her yıl sayısız deniz ve yat tutkunlarını kendisine çekmektedir. Akdeniz yaşantısının bütün doğallığını yaşama olanağını sunan marinamız sayesinde birçok yat tutkunu ağırlanmaktadır.

Sahil şeridinden ilçemize giriş yapanlar portakal çiçeklerinin kokusuyla büyülenip kendilerini adeta cennete girmiş gibi hissetmektedirler. Kendisine has; Türkiye’de ve dünyada marka olmuş, Finike Portakalı ile tanışmayan olmasa gerek!

Finike Elmalı yolu üzerinde Finike merkezine 33 km uzaklıkta bulunan Arykanda tarihi şehrinin yerleşim izleri MÖ.2000’li yıllara uzanmaktadır. Antik kentte 1971’den bu yana kazı yapılıyor. Antik akrapolde Hamam, Stadyum, Basilika, Nekropol,Devlet agorası ile Train ve Helios tapınakları ile kilisesi önemli kazı merkezleri olarak araştırmalara ve turizme ev sahipliği yapmaktadır.

Turunçova beldesine 4 km uzaklıktaki Limyra antik kent kalıntıları görülmeye değerdir. Kentte kazılar 1969’da başlamıştır. Roma imparatoru ünlü Jül Sezar’ın oğlu Gaus Sezar Roma dönüşünde Lykia’dan geçerken ölmüş ve onun anısına anıt mezar yapılmış. Antik kentte kilometrelerce uzanan anıt mezarlar, tiyatro, akropol ve Bizans kilisesi, Bizans hamamı, kent duvarları, şimdi üstünden dere akan sütunlu cadde (7 m genişliğinde ve 50 m uzunluğunda) bulunuyor. Esrarengiz görünümüyle dikkat çeken Sulu İn, halk arasındaki adıyla İncirli Mağarası tarihten günümüze kadar tam olarak keşfedilememiş bir sır olarak gizemini koruyor. Asya kıtasının en uzun su altı mağarası olmakla ünlü Sulu İn Mağarasına yaklaşık 50 yıldır girilememiştir.
Her yıl 1 temmuzda kutlanan Kabotaj Bayramı ve geleneksel Finike Festivali yerli ve yabancı birçok insanı ilçemize yöneltmektedir. Ayrıca Uluslararası Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’nun duraklarından birisi olması münasebetiyle her yıl değişik sürprizlerle misafirlerini karşılamakta, ülke turizmine büyük katkılar sağlamaktadır.
Eski çağlardan beri tarım ürünleri ihracatının gerçekleştirildiği bir liman olma özelliğini taşıyan ilçemiz bugün de tarım sektöründe önemli bir yer teşkil etmektedir. Seracılığın aktif rol aldığı tarımda dört mevsim üretim sürmektedir. Son yıllarda gelişen bir sektör olarak mermer ocakları çıkardıkları Limyra Taşı olarak bilinen ve dünyanın en kaliteli mermeri ile yaklaşık 30 ülkeye mermer ihracatını gerçekleştirmektedirler.
Farklı kültürlerden ve farklı ülkelerden gelen çok sayıda yabancı ilçemizi hayatlarının geri kalan kısmını geçirmek üzere tercih etmekte ve Finikeli olma gayreti içerisine girmektedir.

  •  
  •  
  •  

© Finsera.com içerisindeki tüm resim ve içerik hakları saklıdır. İzinsiz kopyalanamaz ve kullanılamaz.